Kokuları tarif edilirken ya da yaratılırken genelde en çok çiçeklerden ya da diğer bitkilerden esinle hareket edilir. Peki koskoca bir boşluk ama aynı zamanda da güç hissi veren uzayın nasıl koktuğunu hiç hayal ettiniz mi?

Elbette ki uzayla hiç ilişkiniz olmadıysa bunu hayal etmek zor. Ama giderek gelişen araştırmalar sonucu birçok kez uzay araştırmasında ya da temasında bulunan NASA astronotları için bu belki de en kolay hayal edilen şeylerden biri.

Uluslararası Uzay İstasyonu'nda (NASA) görev yapan Peggy Whitson adlı bir astronot 2002'de CNN'deki bir söyleşisinde uzay boşluğunun kokusunun "silah ateşlendikten hemen sonra çıkan barut kokusuna" benzediğini söylemişti.

İlham kaynağını uzaydan alan, bu kozmik kokuyu, ilk olarak 2008 yılında, bir şişeye koymayı planlayan NASA bir gıda bilimcisi ve koku üretim şirketi Omega Ingredients'ın genel müdürü Steven Pearce'ı görevlendirdi. Ve koku tam bir duyusal deneyim sağlamaya yardımcı olarak astronotları yörünge yolculuğu başlamadan önce eğitmek için kullanıldı.


Koku, Eau de Space adıyla, ürün müdürü Matt Richmond tarifi almayı başarana kadar yıllarca bir sır olarak kaldı. Richmond “Bu kokunun, yalnızca astronot saha eğitiminde “Bilmeniz Gerekenler” arkasında kilitlendiğini ama artık kesin kararlılığımız ve cesaretimizle Bilgi Özgürlüğü Yasası (FOIA) sayesinde bunu üretime çıkardık.” diyor.

18 Haziran 2020'de Kickstarter aracılığıyla piyasaya sürülen koku, şimdi cam şişede şık bir şekilde paketlenmiş Eau de Space markasıyla dünya piyasasına sürüldü. Lansmandan bu yana ise, 24 saatten kısa bir sürede, proje % 124 oranla finanse edildi. Ve 45 gün süren kampanya, "uzay geek" destekçilerinden 190.000 doların üzerinde para aldı. Bu da 1,969 dolarlık orijinal taahhütlü hedefin (aya iniş yılı ile aynı sayı) çok üzerinde.


Richmond’ın tahminin çok üzerindeki bu Kickstarter desteği üzerine paylaşımı ise şöyle oldu: “Finansman konusunda ne kadar ilerlediğimizi ölçmek için sevimli bir başlık bulmaya çalışıyoruz. Troposfer'de ~ 10km yükseklikte, ticari jetlerin uçtuğu alanın hemen altında yer alan Everest Dağı'nı kesinlikle geçiyoruz. Hava balonlarının atmosferik veriler topladığı Stratosferi geçiyoruz.”

Henüz şişeyi eline alıp koklayamamış olanlar için ise kokunun tanımı elbette en merak edilen konu oldu. NASA astronotları uzaydan ilham alan bu kokuyu “ahududu ve rom” ipuçlarıyla “ozon, sıcak metal ve kızarmış biftek” karışımı olarak tanımladılar. Elbette bu tanım da, artık Eau de Space adıyla bir şişede sunulan bu uzay parfümünün kendisi kadar ilginç ve merak uyandırıcı.


İsim konusunda ise daha önce birçok seçenekleri olduğunu söyleyen Richmond, Eau de Space'e karar verilmeden önce ekibin favorileri arasında A Space Eau-de-ssey, Space Scent Juice ve Elon’s Musk isimlerinin yer aldığını da belirtti.

Bu kokunun birçok kadın ya da erkeğin öncelikle daha çekici olmak ya da daha temiz hissetmek için kullandığı parfümlerden farkı ise onlar gibi öncelikle bitki özlü kaynaklardan oluşmamış olması değil. Richmond, uzayda karşılaşılabilecek sürprizler için yapılan eğitimlerde kullanılan bu konunun amaçlarından birinin çocukların STEM eğitimine (Fen, Teknoloji, Mühendislik ve Matematik) ilgisini artırmayı hedeflediklerini de belirtiyor. Ayrıca uzaydan ilham almaya devam ederek şimdi de "Ay kokusu" üzerinde çalıştıklarını ekliyor.



Bu Yazıyı Paylaşın

Müge Ersan

07/08/2020
Her ne kadar bu yaz maskeleri çıkaramıyor olsak da elbette bu, az sayıdaki aile üyeleri ya da arkadaşlarla ...
05/08/2020
Kimi kadın için canlı pembe her zaman vazgeçilmezdir. Hele ki ayakkabı çanta gibi aksesuarlarda ...
01/08/2020
Çoğu insan gibi, gününüz muhtemelen uyanmak ve yenilenmek için enerji artıran bir fincan çay ...

Tüm Yazılar Bitti :(