Eşsiz doğal güzelliklere, köklü bir tarihe ve kendine has bir kültüre sahip olan Türkiye, her yıl milyonlarca turisti kendine çekiyor. Turistlerin büyük bir kısmı güney kıyılarında deniz tatilini tercih etse de, ülkemizin sunduğu turizm aktiviteleri açısından çok daha fazlasına sahip. İşte bunlardan bazıları.


1. Dakota DC-3 cinsi kargo uçağının batığını görmek için Akdeniz’in derinliklerine dalış


II. Dünya Savaşı sırasında üretilmiş olan ve uzun yıllar Türk Hava Kuvvetleri’ne hizmet eden Dakota DC-3 cinsi kargo uçağı, emekliye ayrıldıktan sonra 2009 yılında Türkiye’nin en popüler dalış noktalarından olan Kaş’ın açıklarında turizm amaçlı olarak batırılmış. Suyun yaklaşık 20 metre altında yer alan ve vatoz, caretta caretta ve ahtapot gibi deniz canlılarına da ev sahipliği yapan bu batık, su altı hayatını merak edenlere unutulmaz bir dalış keyfi yaşatıyor.

2. Çeşme’de rüzgar sörfü ve kitesurfing


İzmir’den bir saatten kısa sürede ulaşılabilen Çeşme’nin Alaçatı beldesi, yıl boyunca esen meltem, poyraz, lodos ve gerence rüzgarları ve mükemmel doğası sayesinde, sadece Türkiye’nin değil dünyanın da en popüler rüzgar sörfü merkezlerinden birisi. Kitesurf tutkunlarının adresi ise bembeyaz kumu ve turkuaz denizi ile Pırlanta Plajı.

3. Yeni ay zamanı mavi turda yakamoza şahitlik


2007 yılında Alman Dış İlişkiler Enstitüsü tarafından dünyanın en güzel kelimesi seçilen “yakamoz”, birçok kişi tarafından ay ışığının denize vurması anlamına geliyor sanılıyor. Halbuki yakamoz aslında denizde yaşayan ve uyarıldığında ışık saçan tek hücreli deniz canlılara ve onların saçtığı ışığa deniyor. Yakamozun görülebilmesi için de ay ışığının hiç olmaması ya da çok az olması gerekiyor. Ege ve Akdeniz kıyılarında, yeni ay zamanı yapılan mavi turlarda yerli ve yabancı turistler denize atlayıp hareket ederek bu büyüleyici doğa olayına şahitlik ediyor.

4. Efes’i kuş bakışı izleme


2015 yılında UNESCO Dünya Miras Listesi’ne giren antik Yunan kenti Efes, Celsus Kütüphane’sinden 25 bin kişilik tiyatrosuna kadar görülmesi gereken birçok eseri bünyesinde barındırıyor. Turistlerin birçoğu ise, oldukça büyük bir alana yayılmış olan bu antik kentte saatler geçirseler de tamamını göremiyorlar. Efes’in hemen yanında yer alan Selçuk’ta hizmet veren bir firma ise Efes’in tamamını gökyüzünden görmenizi sağlayan microlight ve ultralight uçuş imkanları sunuyor.

5. Antik Likya kenti üzerinde kano turu


Kekova ile Kaleköy arasında, M.S. 2. yüzyılda meydana gelen bir deprem sonucu Akdeniz’in masmavi sularına gömülmüş olan antik Likya kenti Simena’nın kalıntıları yer alıyor. Antik kentteki evlerin ve iskelelerin kalıntıları su yüzeyinden görülebiliyor. Su altındaki bu kayıp kenti gezmenin en keyifli yöntemi ise burada düzenlenen kano turlarına katılmak.

6. Çoruh Nehri’nde 5. zorluk derecesinde rafting


Rafting zorluk dereceleri en kolay olan 1. dereceden başlıyor ve 6. dereceye kadar devam ediyor. İşte Doğu Karadeniz’de yer alan ve Mescit Dağı’ndan başlayıp 431 km boyunca akan Çoruh Nehri, profesyonel raftingcilerin tercihi olan 5. Zorluk derecesine sahip. Yemyeşil vadiler ve köyler arasından geçen nehirde rafting yapmak için en iyi zaman ise, karların eriyip suyun hızını artırdığı Mayıs ve Haziran ayları.

7. Dalyan’da ailecek doğa macerası


Türkiye’de değeri en az bilinen köşelerinden olan Dalyan, Marmaris ve Fethiye arasında, Özel Çevre Koruma Bölgesi’nde yer alıyor. Dalyan’da ailelerin hem doğanın tadını çıkarabileceği, hem de eğlenceli vakit geçirebileceği tekne turları düzenleniyor. Tekne turlarında sazlıkların arasından, antik Likya kaya mezarlarının yanından geçiliyor, çamur banyosu yapılıyor ve caretta carettalarıyla ünlü İztuzu Plajı’nda yüzme molası veriliyor.

8. Kızılırmak lezzet yürüyüşü


Doğa yürüyüşleri konusunda deneyimli olan birçok yabancı turist, Akdeniz Bölgesi’ndeki Likya Yolu’nu hakkında fikir sahibi ancak Çorum merkezli Kızılırmak Havzası Gastronomi ve Yürüyüş Yolu’ndan haberdar olan Türklerin bile sayısı yok denecek kadar az. Kızılırmak Havzası’ndaki tarihi ticaret ve göç yolları üzerinden geçen bu yolda eşsiz manzaralar ve tarihi eserlere tanıklık etmenin yanı sıra rotanın geçtiği Orta Anadolu köylerindeki yerel lezzetlerin tadına da bakılıyor.

9. Rize’de kuş gözlemciliği


Kuşların göç yolları üzerinde bulunan Türkiye’deki kuş türlerinin sayısı, neredeyse Avrupa’nın toplamındaki kuş türü sayısına eşit. Rize’nin İkizdere ilçesi ve çevresi ise sahip olduğu sakallı akbaba, kızıl akbaba, kara akbaba, kaya kartalı, ürkeklik ve huş tavuğu gibi popülasyonlarıyla kuş gözlemciliği için oldukça ideal bir bölge. Kuş gözlemi için en iyi dönem ise yırtıcı kuşların göç ederken Rize’den geçtiği Mart, Temmuz ve Ağustos ayları.



Bu Yazıyı Paylaşın

Sibel Mutlu

08/12/2019
Sessizlik, tasarımcı ve mimar Emmanuelle Moureaux’nun kelime hazinesinde yer almıyor. Tavandan ...
08/12/2019
Günümüzde, mutfaklar artık sadece annelerin ya da ev hanımlarının yemek pişirdiği ve sadece ...
07/12/2019
Bouke de Vries, seramik parçalarından çok parçalı heykeller yaratarak tarihi çanak çömlekleri ...

Tüm Yazılar Bitti :(