Etrafımda ‘’İyi ki varsınız dediğim.’’ herkesin hayatına bir göz attım, önce kendiminkine tabii ki. Bilgiyle ve çeşitli tecrübelerle dolu hayatlar. Ve hepimizin oldukça zeki olduğunu fark ettim. Okuduklarımızdan, konuşulanlardan ve yaşadıklarımızdan çıkarttığımız deneyimleri, belki de sonuçları o kadar zekice yaşamlarımıza uygulamışız ki, bırak saklandığımızın belli olmamasını, yüzümüz düşmese ya da saklayamayacağımız bir olay yaşamasak bu rolde sonsuza kadar devam edeceğiz. 

Her şey, mutlu ya da daha mutlu olmak istememizle başladı, sanırım. Önümüze çıkan bize iyi geldiğine inandığımız şeylere sıkı sıkıya tutunduk. Haklıydık bize iyi gelmişlerdi çünkü. Sonraları kimsenin birbiriyle paylaşmadığı öncekinden daha az bir mutsuzluk sardı etrafımızı. Evet iyiydik ama çok zengin olamıyor, sevgililer yaratamıyor ya da ilişkilerimizi çok iyi bir hale taşıyamıyorduk. Ve bize bu durumda kalmamızı sağlamlaştıran bir bilgi daha geldi; ‘’Sıfatlardan, kavramlardan özgürleşmek.’’ Biz de hazır kavramlardan kurtulmuşken, arasına yaşamımızda kalması gerekenleri de içine koyup, hepsini bir kenara bıraktık, gitti. 

Sorumluluklarımızı; ‘’Bundan sonrası onun yolculuğu.’’ deyip bıraktık. Kendimizi kurban ettiğimizi karşımızdakine düzgünce anlatmak yerine. Belki de onun hiçbir suçu yoktu; biz bu seçimimizle kendimizi kendimize ispatlıyorduk. Hala kopamadığımız insanlar için, belki de hala bu ispata devam ediyoruz. 

Aşk gibi, hayal kurmak gibi kavramlara daha dikkatli bakmamıza işaret eden yazıları okuduğumuz gün, bugün gibi aklımda. Belki de o yazılarda ilk adım olarak anlatılmış, derinleşmemiş iki şey anlatılıyordu. Yazı yeniydi, fikir de öyle. Denemeliydik, denedik de. Aşk kavramına yine yanlış uyguladığımız ‘’Bedenimizi ödüllendirmek.’’ ve ‘’Tepe tepe kullanmak.’’ kavramlarını ekleyince gittikçe gri olan bir hayata; ‘’Merhaba’’ dedik. Aşık olmakta bir yanlış yoktu belki de; biz yana yürürken bölüşmeyi, anlamayı, anlatmayı, tanımayı, sevmeyi, olduğu gibi kabul etmeyi, bilinçli seçmeyi, izin vermeyi yapamamıştık. Kısacası sadece ilk adımı öğrenmiştik; ‘’Aşık olmak.’’ Sonrası tam bir fiyaskoydu. 

Gelelim hayal kurmaya. Yeni öğretilerin içinde olduğu yaşamımızda başarılı olmak bizi öylesi meşgul ediyordu ki; bu kavramı geleceğe dair projeksiyonlar olarak kaydederek, durgunluğa ittik. Yine ilk adımda takılmıştık. Hayal kurmak diğerlerinden daha şanssız bir kavramdı. Çünkü ikinci adımında da bizi büyük bir yasak bekliyordu; ’’İstediğimiz yaşamın en ince detayına kadar hayalini kurmak.’’ Tam bir projeksiyon anlayacağınız. O zaman onu da, yaşamımız da, çok keyifli anlarda, kalabalıklarda sohbetlerin arasına sıkıştırdık, hem de en güvendiğimiz yaratım aracının eşliğinde; ‘’Kahkahaların.’’ 

Aslında yazılacak ve dikkat edilecek çok fazla konu olmasına rağmen, neyin maskeleri düşürdüğünü yazıp, bu yazıyı okuyan dostların kafalarına takılan kavramların gerçek manalarının cevabını benden istedikleri satırları bekliyorum. 

Evet dostlar maskelerimizi düşüren şey; ‘’Sevgi’’. 

Yalnızlığımıza özensiz gitmemiz, bazen aylar süren sessizliklerimiz, birbirimizden habersizliklerimiz, bazen dertlerimizi birlikte yaşayıp, yalnız eğlenmemiz, bazen beraber eğlenip, yalnız ağlamamız, parasızlığı konuşup konuşup, yalnızken parayı saymamız, bazen özgür alanlara tecavüzümüz ve bunu ısrarla ısrarla yapmamız, hakkımız yokken yargıya kaçan sesli sesli yorumlarda devamımız, hocalığa saklanıp başkalarına akıl satmamız, hele ki herkesin arkasından atıp tutmamız gibi tutumlarla sevginin örtüşmediğini biliyoruz. Bunların arkasında, kaçmak, saklanmak, sıkışırsak yalan söylemek, ne olursa olsun yalnız kalmak var. Bunların hepsi de korkunun çocukları. 

Hani olur da neden milyon dolarları yaratamadık, aşk hayatımız yok ya da az diye soruyorsak; ‘’Büyük hayaller kurup, onurlu hedeflere yürürken her tarafımızın dürüst bir sevgiyle kuşatılıp, kuşatılmadığına’’ baksak diyorum. 

 

Sevgilerimle


Bu Yazıyı Paylaşın

Oğuz Tokgöz

15/10/2020
Öğünlerimizin olmazsa olmazı yeşilliklerin faydaları saymakla bitmiyor. Yüksek miktarda c vitamini ...
15/10/2020
Dumanlı göz makyajının gözlerimizi ve bakışlarımızı daha mistik ve çekici gösterdiği bir ...
24/09/2020
Türkiye iklim koşulları nedeniyle yetiştirilen üzüm türünde ve şarap yapımı ile ilgili çok ...

Tüm Yazılar Bitti :(