Rahatlamanın ve yorgunluk atmanın en iyi yollarından biri olan spa merkezleri sadece sundukları tedavi ve imkanlar sayesinde değil mimarileri ile de dikkat çekerler. Hatta bazıları mimarilerinde sadece Spa geleneklerinden değil özel tasarımlardan da ilham alırlar.

Dünya sinemasının klasiklerin biri olan, Stanley Kubrick’in, 2001: A Space Odyssey filmden ilham alınarak tasarlanan Venezüella’daki 2020: A Spa Odyssey de böyle özel bir yer. Hareketli şehir ortamında tenha bir "bu dünya dışı" yer arayanlar için muhteşem bir seçenek olan spa merkezi içeri girdiğiniz andan itibaren kendinizi bir Kubrick klasiğinin setinde hayal etmenizi sağlıyor.

Bilim kurgu filmlerindeki görsel yönler incelendikten sonra, 2001: A Space Odyssey filminin tasarım karakterini taklit ederek yapılmış olan 2020: A Space Odyssey. böylece bir spa merkezinden çok daha fazlasını sunuyor.


Mekana girdiğinizde Stanley Kubrick ve Harry Lange tarafından yaratılan setlerinin bir benzeri yapıdan geçerek gerçeküstü perspektifli bir alanda dolaşmaya başlıyorsunuz. Bu da size adeta dünya ve uzay arasında farklı bir mekanda olduğunuz hissini yaşatıyor.

Yuvarlatılmış kenarlı büyük formika levhalar, dairesel kesikler ile ön cepheden geçirilirmiş ve opak cam pencerelerle doldurulmuş. Böylece filmdeki yapay zekaya atıfta bulunmayı amaçlanmış.

Bej perdeler, tedavileri sırasında müşterilerin gizliliğini sağlamak için her birimin önüne kaplanmış. Ek gül-renk tonlu cam ayırmalar, paneller arasındaki görünümü bulanıklaştıran panellere tutturulmuş. Hatta bir göktaşını anımsatan büyük bir taş siyah formika resepsiyon masasının altında dekoratif bir unsur olarak kullanılmış.


Yeşil bitkiler ve sahte çim halı, dünyevi yaşamın hatırlatıcıları olarak mekana eklenen ayrıntılar arasında. Kırmızı borular, pembe sıva ile maskelenmiş tavan boyunca uzanmış. Sp merkezindeki diğer mobilyalar arasında ise büyük formika düğmelerle süslenmiş soluk bir dolap ve bir ayna panel duvar da yer alıyor.

2019 yılında Tasarım Müzesi yönetmeni Deyan Sudjic, bu spa merkezini tasarlarken etkilendiği filmin yönetmeni Kubrick'in hayatını ve çalışmalarını araştıran bir serginin küratörlüğünü de yapmış. Bu sergide ise filmden kalma mobilya ve set kopyaları da sergilenen nesneler arasındaydı.


Uzay temasından esinlenerek dikkat çekici işler yapan bir başka tasarım firması olan Only Architecture da New York metro istasyonunda fütüristik unsurlara sahip bir kahve dükkanı tasarladı. Londra tasarım stüdyosu Brooksbank & Collins de Kubrick’in 2001: A Space Odyssey filminin "görsel dili"ne itafen Kubrick’in beyaz Taşöz mermerini kullanıyor.

Uzay yolculuklarının tartışılmaktan öte her gün bir yenisinin denendiği bugünlerde her ne kadar artık Kubrick’in filmindeki görüntüler pek de fütüristik görünmese de filmin yaratıldığı 1968 yılına bakıldığında ve gittikçe daha da popüler hale gelen Retro tasarımlar düşünüldüğünde, bunlar gibi, Kubrick’in sinemasal dilinden ilham alarak yapılacak daha nice tasarımlar olacağı kesin.


Ama kültür ve sanat temalı mekanlardan birin değil bir spa merkezinde Kubrick görsel dilini görmek ve bir de filmin içinde olmayan bir şekilde bunun bir spa merkezi olması belki de başka pek de kimsenin aklına gelmeyecek, ilham verici bir fikir.



Bu Yazıyı Paylaşın

Müge Ersan

07/08/2020
Her ne kadar bu yaz maskeleri çıkaramıyor olsak da elbette bu, az sayıdaki aile üyeleri ya da arkadaşlarla ...
05/08/2020
Kimi kadın için canlı pembe her zaman vazgeçilmezdir. Hele ki ayakkabı çanta gibi aksesuarlarda ...
01/08/2020
Çoğu insan gibi, gününüz muhtemelen uyanmak ve yenilenmek için enerji artıran bir fincan çay ...

Tüm Yazılar Bitti :(